BÖLÜCÜ ANAYASA BUZDOLABINDA
Halkın ‘Bölünme anayasası’ adını verdiği girişimde hesap
tutmadı. Erdoğan ve AKP’de ‘yenilgi’ korkusu yaşanırken, ‘destek vermeyen
halkın ikna edilmeye ihtiyacı olduğu’ görüşü öne çıktı.
(15 Nisan 2016 Cuma
13:24 Aydınlık / Ankara)
Cumhurbaşkanı Erdoğan TBMM’de kurulan “Yeni anayasa masası”nın dağılması
sonrasında AKP’nin kendi teklifini Meclis’e sunmasını istemişti. Erdoğan
genel merkez yöneticileriyle ve AKP TBMM Grup Yönetim Kurulu üyeleriyle birçok
kez bir araya gelerek izlenecek yol haritası konusunda görüşmeler yaptı.
Erdoğan’ın talimatları sonrası Başbakan Ahmet Davutoğlu da yaptığı
açıklamada AKP’nin teklifinin haziran ayında TBMM’ye sunulacağını, Eylül ayında
da referanduma gidilebileceği mesajı verildi. Hazırlıkların bu takvime göre
yapılması istendi.
Bu açıklamaların üzerinden daha bir ay geçmeden kulislere “Erdoğan ve AKP’nin
“Yeni anayasa konusunu ertelediği, demlenmeye bıraktığı” bilgisi düştü. AKP
kulislerini yakından izleyen Milliyet Ankara Temsilcisi Serpil Çevikcan ve Yeni
Şafak’tan Hürriyet gazetesine transfer olan Abdulkadir Selvi aynı gün
gelişmeleri köşelerine taşıdı.
Selvi, çalışmaların “acele edilmemesi ve zamana yayılması” kararını
Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin ortak iradesi olduğunu ifade etti. Selvi
gazetesindeki köşesinde TBMM’deki oylamada 330, referandumda yüzde 51
sıkıntısına değindi. “Tünelin ucundaki ışığın görülmesi” gerektiğine vurgu
yaptı.
ASIL NEDEN NE?

Aydınlık, Erdoğan ve AKP’nin “Yeni anayasa”da neden plan değiştirdiğini
araştırırken, geri adımın zorunluluktan kaynaklandığı bilgisine ulaştı. Erdoğan
adına kamuoyu araştırması yapan ekipten edinilen bilgilere göre yapılan
strateji değişikliğinin nedenleri şöyle:
Anketler tehlike işareti verdi:
“Yeni anayasa ve başkanlık” konusunda yaptırılan anketler çelişkili sonuçlar
verdi. Anketlerde bazı dönemlerde destek yüzde 56’ya kadar çıkarken, bazılarında
ise yüzde 46’larda kaldı. Aynı konuda sorulan diğer sorulara verilen
yanıtlarla, “Yeni anayasa”ya destek arasında uyum görülmedi. Bu durum konunun
uzmanı öğretim üyeleri tarafından “tehlike işareti yanıyor” şeklinde
yorumlandı. Aydınlık’a bilgi veren bir uzman, “Referandumun garanti olmadığı
açıkça görülüyor. Referandum öncesinde ortaya çıkabilecek bir olumsuzluk her
şeyi altüst edebilir. Böyle bir durum Cumhurbaşkanı Erdoğan için de AKP için de
ciddi sıkıntı doğurur. Bugünkü koşullarda alınacak yenilginin arkası gelir.
Sanırım bu durum Cumhurbaşkanına anlatıldı” dedi.
ERDOĞAN DAVUTOĞLU’NA GÜVENMİYOR

“Yeni anayasa” girişiminin soğutulmasının bir başka nedeni de Erdoğan’ın
Davutoğlu için ‘başka hesaplar içinde’ olduğuna inanması, Erdoğan’ın teklifin
TBMM oylamasında AKP’den ciddi firelerin olabileceği istihbaratı aldığı.
Teklifin TBMM’de yenilgiye uğramasının Davutoğlu’nu güçlendireceğini düşünen
Erdoğan’ın MHP, CHP ve HDP’deki gelişmeleri beklediği, bu partilerde yaşanacak
gelişmelere göre hareket etmenin daha doğru olacağına karar verdiği
vurgulanıyor.
Erdoğan’a anayasa girişimini erteleme önerisi götüren ekibin
değerlendirmelerinden biri de şöyle: Halkın gündeminde ilk sıralarda terör ve
ekonomik kriz var. Piyasalarda belirgin bir durgunluk var. Halkın “Yeni
anayasa”ya hiç ilgisi yok. Toplantılarda belediye personeli ve memurlarla
salonların doldurulması yanıltıcı. Üstelik “başkanlık” konusunda kafalar da
karışık. “Yeni anayasa”ya karşı hızlı bir karşı hareket oluşabilir. “Bölünme
Anayasası” kampanyası geçen dönem etkili oldu, yine olur.
AYNI ANDA ÇOK CEPHEDE SAVAŞ KAZANILMAZ
Saray’da yapılan değerlendirmelerde öne çıkan bir başka konu da aynı anda çok
cephede savaşmanın zorluğu.
7 Haziran seçimleri öncesindekine benzer bir havanın ortaya çıkma riski. “Yeni
anayasa” konusunda yaşanacak bölünmenin hem PKK’ya, hem de FETÖ’ye yarayacağı,
bunun da referandum sonuçlarını olumsuz etkileyeceği konuşuluyor.
‘MAH VATAN NÖBETİNİ SÜRDÜRECEK’

Milli Anayasa Hareketi (MAH) Başkanı Hasan Korkmazcan “Yeni anayasa”
girişiminin ertelenmesinin kendilerinin bir başarısı olduğunu bildirdi.
Türkiye’nin bölücü terör ve F tipiyle mücadele yürüttüğü, sınırlarımızda
savaşın yaşandığı bir dönemde “Yeni anayasa” girişiminin bölücü bir girişim
olacağını kaydeden Korkmazcan şunları söyledi:
“Yeni anayasa küresel güçlerin bir dayatmasıdır. Bu nedenle egemenlik
bilinciyle yaşayan milletimize Cumhuriyet değerlerine aykırı bir anayasayı
kabul ettirmek mümkün değildir. 1 Kasım seçimlerinden sonra Atlantik ötesi
sipariş yeniden gündeme geldi. Ancak masa kısa sürede dağıldı. AKP’nin tek
başına anayasa yazma girişimi de buzdolabına kaldırılmış görülüyor. Bu sonucun
alınmasında MAH’ın millete dayanan caydırıcı gücü büyük rol oynamıştır. Batının
‘Yeni anayasa’lar yoluyla ulus devletleri kuşatma hareketine katılan siyasi
partiler eninde sonunda halkın bağımsızlık direnciyle karşılaşacaktır.
Anayasayı yeniden yazma girişimi aslında anayasayı ihlal girişimidir.”
‘YENİ ANAYASADA ZİKZAK YOK’
Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Elvan “Yeni anayasa” konusunun zamana yayılacağı ile ilgili olarak, “Biz zikzak
yapan parti değiliz. Böyle zamana yayma, ipe un serme gibi bir yaklaşım
kesinlikle söz konusu değil. Parti ve Hükümet olarak gereğini yapacağız. Sonuna
kadar bu değişikliğin de arkasındayız” dedi.
Elvan, “Takvimde değişiklik olup olmayacağı” sorusuna, “Komisyonumuz yoğun
şekilde çalışıyor. Çalışmaları bitirir bitirmez elbette Meclis’e sevk
edecekler” karşılığını verdi. Elvan’ın sözleri Meclis kulislerinde “AKP’de
kararlar ortak alınmadığı için haberi olmamış” şeklinde değerlendirildi.